Öyle geziyordum ki, birden Logo değiştirenlerin arasına Lost’un adeta bir akım yaratan Dharma’sının da eklendiğini gördüm. 2009 yılında yeni sezonu başlayacak olan dizinin, yeni ARGsi olan Dharma Wants You tüm lost severleri kendilerine katılmaya da davet ediyor.
Siteye girdiğinizde sizi güzel ve interaktif bir flash içerikle karşılayan dharmawantsyou, 17 sorudan oluşan ve yaklaşık 5 dakikada tamamlanan bir testi de kendileri için çözmenizi istiyor. 17 soruluk testin ilk bölümünde gördüğünüz resimlerin çağrıştırdığı şıkkı seçmeniz isteniyor (şıkları anlamak ve yorumlamak için ingilizce konusunda iyi olmanız gerekebilir). İkinci kısımda ise yaptığınız davranış size veriliyor ve aşağıdaki şıklardan hangisinin bunu yapmanıza sebep olabileceğini seçmeniz isteniyor. Sonrasında da sonuçlara göre analiz ediliyorsunuz ama sanıyorum genellikle yeterli bulunuyorsunuz ve siteye üye oluyorsunuz
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatından 8 ay önce Bursa’da katıldığı balonun canlandırıldığı ‘Son Balo Vals ve Zeybek’ belgeselini izleme fırsatım oldu. Çok uzun uzun yazmak istiyorum şu anda, ama öyle sanıyorum ki kelimeler kifayetsiz kalacak. Izledikten sonra içime bir şey oturdu ve nedense gitmiyor…
Bu büyük yapımdan dolayı, Bursa Belediyesi başta olmak üzere gerçekten emeği geçen herkese, hatta izleyen ve izlettiren herkese de şimdiden teşekkürlerimi iletiyorum. Sümer Ezgü’ye ise zaten diyebilecek neredeyse hiçbir şey bulamadım. 8 yıllık bir hayal ve sonunda ortaya çıkan bu kadar güzel bir yapım… Seslendirme, oyun…
Önce yorumsuz video, sonra da fırsatım olursa metni yazmaya çalışacağım.
Ölümünden sekiz ay önce Bursa Belediyesi’nce Atatürk’ün onuruna verilen son balodayız. Atatürk belki de bu baloya katılamayacak kadar hasta olmasına rağmen, Belediye’ye gidecek, yaşamla ölüm arasındaki o çizgide çok mutlu bir çizgi geçirecektir…
Biraz da hüzünlüdür.
Sarı zeybek aman,
Şu dağlara yaslanır aman,
Yağmur yağar silahları aman,
Islanır…
Bir gün olur aman,
Deli gönül uslanır aman,
Eyvah olsun telli de doru aman,
Şanına…
Eğil bir bak mor cepkenin efem,
Kanına…
Her türlü yorucu hallerden sakınması gerektiği,daha bir hafta önce kendisine söylenen Atatürk, pistte hafif ve zarif hareketlerle vals yapıyordu. Herkes onun dansını seyretmeyi, dans etmeye tercih ediyordu.Bu etrafındakilerin her halinden belliydi. Soluklarını kesmiş,kıpırdamadan duruyorlardı. Gözlerini O’ndan, bilhassa ayaklarından ; yere ne zaman değdiği, yerden ne zaman ayrıldığı zor farkedilen ayaklarından ayıramıyorlardı.
Dört buçuk ay sonra yataktan çıkamayacak kadar hastalığı artacak olan Atatürk’ün, bu dansın ardından takatsiz koltuğa çökmesini bekleyenler öyle yanıldılar ki:
Orkestra Şefi Azerbaycanlı Mehmet’e yüksek sesle “ZEYBEK!” dedi.
Bir kahramanlık ayini başladı.
Atatürk, modern dünyanın dansı valsten sonra, şimdi de “Bizim de mükemmel bir dansımız var!” dediği, cesaret, güç, gurur ve uyumun simgesi olan Zeybek oynuyordu.
Ona göre Zeybek, batının valsi gibi; her zaman kadınlarla oynanabilecek, bizim salon dansımızdı.
O efeler gibi savaşırcasına, adeta hastalığa meydan okurcasına oynarken; doktorunun endişesi gittikçe artmaktaydı. Bu onun oynadığı son zeybekti…
Yarım saattir salonun ortasında güreşen pehlivanları izlerken, kim bilir hangi zaferlerini düşünmüştü…
Saat 4 ü geçiyordu.. Teşekkür konuşmasından sonra izin istedi…
Karşı dağı aman,
Duman aldı bürüdü aman,
Üç yüz atlı, beş yüz yaya aman,
Yürüdü…
Sarı Zeybek aman,
Şu cihanda biridir aman,
Eyvah olsun telli de doru aman,
Şanına…
Eğil bir bak mor cepkenin efem,
Kanına….
“Fakat bizim bir arabamız olacaktı… Yayan mı gideceğiz yoksa?” dedi. Takibe başlayan otomobil durunca, hemen içine girdi. Yaverine, “Ne güzel bir geceydi!” dedi…
Evet ATATÜRK…
NE GÜZEL BİR GECEYDİ!
Hala yorum yapamıyorum… Okuduğunuz ve izlediğiniz için tekrar teşekkürler.
O güzel geceleri, o büyük adamı anlatan başka eserler de görmek dileğiyle…
Online müzik dinleme hizmeti sunan servislerin başında gelen Last.Fm ve Pandora ‘nın ne yazıkki en çok eleştirilen özelliklerinden birisi, bazı şarkıların playback yani tekrar dinlenmelerine olanak vermemeleriydi. Bu konuda Last.Fm ocak ayında bazı etiketler için playback özelliğini getirdiğini açıkladı ve dün itibariyle de iLike full playbacklere izin verdi. Fakat sonuç ne olursa olsun, yine de yasal bir takım sorunlar ve müzik şirketleriyle yapılan farklı anlaşmalar gereği, bu özellikler uzun bir süre daha sınırlı kalacak gibi.
13 yıl kadar önce müzik hayatına Seni Seviyorum diyerek başlayan, ve inişli çıkışlı ses tonu, şapkası, gitarıyla sokakta dolaştığı klipleriyle akıllarda; birbirinden anlamlı sözleriyle de aslnda bir çoğumuzun kalbinde iz bırakan adam Rafet El Roman, 9. albümü olan Bir Roman Gibi ile tekrar kendini hatırlatmış.
Klasik tarzından vazgeçmemiş diyebileceğim albüm içerisinde birbirinden kaliteli şarkılar ve çok güzel iki düet bulunuyor. Bu düetlerden biri Sinem diğeri ise Yusuf Güney ile. Peki Yusuf Güney niye kalın diyecek olursanız, hikaye bana çok ama çok ilginç geldi onu paylaşmak istedim aynı zamanda o yüzden.
Yusuf Güney, aslında Rafet El Roman’ın Londra’da yaşayan bir hayranı, adeta Rafet El Roman için müziğe başlıyor ve Londra’daki bir konserde tanışmayı başarıyor… Sonrasında bestelerini dinletme şansı da yakalıyor ve işte o bestelerden biri albümün ikinci şarkısı olan Aşk-ı Virane.
Yazın ortasında, sıcaklardan işten güçten veya eğlenceden fırsat bulup, duygusal romantik ve hatta hüzünlü dakikalar yaşamak isteyenlere duyrulur.
Şarkı Listesi:
1. Sevdim Ama Sonu Yoktu
Söz: Rafet El Roman, Gülten Türk Beste: Can Sanıbelli, Okan Akdeniz 2. Aşk-ı Virane
Söz & Beste: Yusuf Güney Düet: Yusuf Güney 3. Son Veda
Söz: Rafet El Roman Beste: Rafet El Roman, Can Sanıbelli, Erman Türköz 4. Seni Seviyorum
Söz & Beste: Rafet El Roman Düet: Sinem 5. Ömrümün Sahibi
Söz: Rafet El Roman Beste: Rafet El Roman, Can Sanıbelli 6. Yaşananlar Anlatılmaz
Söz: Rafet El Roman, İskender Türsen Beste: Rafet El Roman, Can Sanıbelli 7. Aşkından Haber Ver
Söz: Rafet El Roman Beste: Rafet El Roman, Can Sanıbelli 8. Ohne Sie (Sensiz)
Söz & Beste: Rafet El Roman, Zafer Yılmaz 9. Ne Oldu O Günlere
Söz & Beste: Rafet El Roman 10. Bilsen De Bilmesen De
Söz & Beste: Rafet El Roman