Dün Vakıfbank tan bahsettim, bugünse Sosyal Güvenlik Kurumu’nun yeni sitesi ve yeni logosundan bahsetmek istiyorum. Ama ne yazıkki, üzülerek baştan uyarmak durumundayım ki bu yazı dünkü Vakıfbank kimliği kadar pozitif olamayacak.
Ülkemizin Sosyal Sigorta Kurumları olan SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı 5487 numaralı yasa gereği tek bir çatı altında toplandı toplanıyor veya toplanacak. Bu çatı da sgk.gov.tr olarak uzun süredir hizmet vermekte, ve kırk yılın başı girmeme rağmen, banner da duran eni boyu şaşmış ağaç ve karman çorman içeriğiyle dikkatimi çekmekteydi. Hemen bakalım şekil 2-a :

sgk eski web sitesi: http://www.emekli.gov.tr/sgk/index.html üzerinde hala yayında
Ve işte, bu siteden sonra, sgk sitenin zorluğunu ve karışıklığını görmüş olacak ki, kimliğini ve servislerini gözden geçirme kararı alıp, yeni logosuyla birlikte yeni sitesini de servise soktu (1 Temmuz). Bu yenilik kapsamında da Eczacıbaşı Bilişim’le çalıştılar.Yine portal olarak nitelendirilebilecek bu uygulamada ise uygulamaların ve benzeri bölümlerin nasıl çalıştığını ne gibi değişiklikler olduğunu denemediğim için bilemiyorum. Ama görsel olarak değinmek istediğim birkaç nokta yine var ve işte hoş olmayan kısımlar da burada başlıyor:
Görsel olarak diğerine oranla kesinlikle daha iyi olduğu, zaten şüphe götürmez bir gerçek. Ama gelin detaylara bakalım, alt sayfalara geldiğimizde, genişliğe sığmayan bir arama buttonumuz olduğunu görmek muhtemel, görsel bütünlüğü en azından benim için sağlayamadıklarını zaten söylememe gerek yok, 1998 yılından beri internette gezen yanıp sönen yeni buttonu gerçekten çok iç açıcı olduğu gibi ana sayfaya girdiğimiz anda yanıp sönen ordan oraya akan dikkat çeken veya diğer bir deyişle dağıtan bir sürü şey geliyor karşınıza. Ve detay?
Gelin site haritası ve ingilizce için konulan bayrak iconlarına bakalım… ÇOK KALİTELİ
Sonra? Sonra da bannerda kafasında baret olan işçi resminin kalitesizliğine, çiftçinin yan duruşundaki görsel dengesizliğe, resim boyutu değişirken bütün güzelliği giden ve steteskobu sonradan boynuna eklendiği belli olmayan (!) doktor (!) hanıma..
Sonra? Sayfada kapatılmayan img taglarına.
Sonra? O kadar masrafa rağmen Web 2.0 dan neredeyse iz bile göremediğimiz kaynak kodlarına bakabiliriz.
Ha bir de bakamayacağımız, meta datalar var ihmal etmeyelim.
Gelelim j’in yorumuna…
Dün de bahsettim aynı şeylerden, bugün de yine tekrar edelim. Bir şeyler yapılıyorsa, ki yapılmasını taktir edip, gerekliliğini her zaman savunurum. Bence biraz daha özenli yapılabilir.
Türkiye’de bu işi yapabilen veya yapabilecek potansiyele sahip olan ajans sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Belki bir elin parmakları bile etmez, yurt dışı tercih edilmeli dediğimiz zaman, tabii ki bir çok insan kızıyor haklı olarak kızıyor. Ama yerli bakış açısı da ortada. Ben de isterim mutlaka, dünya çapında işler yapabilmeyi ve dünyanın diğer ülkelerindeki büyük kuruluşlara ve organizasyonlara portfolyomuzda yer vermeyi (bireysel değil ülke olarak) ama nedense(!) olmuyor…
Olayım web sitesinde veya onda bunda değil, sadece yapılan işin neden, nasıl ve hangi şekilde yapıldığını sorgulamak istedim. Neyse… Diyeceğim şudur ki, sanırım ben çok uzun bir süre daha işim olmadığı sürece girmemeye, aslında adı üstünde olan ve duymamız için bilgilendirme için oraya eklenen Duyurular gibi bölümlerden bir haber olarak yaşamaya devam edeceğim…
Bu arada duyurular kısmındaki duyurulardan birisi şu şekilde:
Ne diyim başka





